Kİ̇RAZLİ AHŞAP PERDE Sİ̇STEMLERİ̇

Röportaj

İkinci kuşak geleneğinin mirasçıları olarak, babamız Ali Kirazlı’nın ahşap atölyesinin bizlerin üzerinde büyük bir etkisi bulunuyor. Alın terinin emeğe ve ekmeğe dönüştüğü, üç kardeşin hayallerinin temelini atan bu atölyenin öncelikle benimle başlayan ve daha sonrasında üç kardeşin yollarının birleştiği bir hikayesi var.

1985-1986 senelerinde babamızın ahşap atölyesinde sektöre ilk adımımı attım. Evin en büyük çocuğu olarak, babadan gelen mobilyacılık zanaatının sırlarını ivedi bir şekilde öğrenmem gerekiyordu. Babamın beni yanında işe alması ile ustalığının sırlarını her geçen gün daha fazla öğrendim ve “Kalite tesadüf değildi.”

Zanaati öğrenmeye başladığımız yıllar çok zorluydu. “Koluna takacağın altın bileziğin ağırlığı ustanın maharetinin büyüklüğüyle eş değer olur” derler. Sabahları saat 7.00’de atölyeyi açar, bir yandan atölyenin temizliğini yaparken, bir yandan da ustalarımızın çayını hazır etmeyi ihmal etmezdik. Ustalarımız geldiğinde asıl mesaimiz işte o zaman başlardı. Akrep yelkovanı kovalarken, biz hiç durmadan yorulmadan gece geç saatlere kadar çalışırdık. Eskiden hazır malzemelere erişme lüksüne de sahip değildik. CNC tezgâhları, otomatik makineler, elektronik aletler piyasada çok yoktu. O zamanlar var olan makinelerin sayıları kısıtlı, fiyatları da çok yüksekti. Ekonomik şartlar zorlu, alım gücü kısıtlıydı.

Biz bu zanaati öğrenirken usta çırak ilişkisinin içinde zor şartlarla mücadele ederek piştik. Ben her ne kadar babamın yanında daha erken başlayarak sektöre öncelikli olarak adım atmış olsam da kardeşim Yunus her daim okuldan arta kalan zamanlarında bizimle çalışırdı. Kardeşim Murat’ta atölyenin tozunu yutacak yaşa geldiğinde bizimle birlikte bu sektöre dahil oldu. Ve hep birlikte bu yükün ağırlığını omuzladık.

Babamızda işinin ehli bir ustaydı. Zor durumların üstesinden gelmeyi ve mesleğini her daim hakkıyla yerine getirmeyi başarırdı. Titiz ve profesyonel dokunuşlarla işini en iyi şekilde yerine getirir, dürüst duruşuyla diğer ustaların arasında öne çıkardı. Hatta öyle zamanlar gelirdi; dekorasyon işlerini aldığımız, uzunca süreler beklemesi gereken müşterilerimiz olurdu…  O zamanların saygın iş insanları; spor, siyaset ve sanat camialarının önde gelen simaları da müşterilerimiz arasındaydı. Randevu listelerimiz çok dolu olurdu; iki sene sonra teslimat yapabileceğimizi söylediğimizde bile hep olumlu geri dönüşler alırdık. Ve anladık ki; kaliteyi ve zarafeti asırlık bir tecrübeyle, ilmek ilmek ahşapla buluşturduğunuzda, bekleyeceği sırayı kimse pek de umursamazdı.

Babamla başlattığımız bu ahşap yolculuğunda, bize babadan yadigâr kalmış bu meslekte, üç kardeş güç birliği ederek bu günlere ulaştık. Kardeşim Murat, İmalat Bölümünün idaresinden sorumlu; Yunus, Satış ve Pazarlama Bölümünün idaresinden sorumlu; bense Ar-Ge bölümünün idaresinden sorumluyum.

Bugün teknolojinin bize sağladığı son teknoloji modern CNC makineler, yarı otomatik ve tam otomatik makineler, yapay zekâ sistemleriyle entegre akıllı makineler sayesinde sektörde çok daha iyi bir konumdayız. Sürdürülebilir kalite ve başarı için 1985’ten bugüne azimle çalışıyoruz. Bu azmi ve heyecanı kararlılıkla sürdürmeye devam edecek, zamanı geldiğinde de gururla yükünü omuzladığımız bu geleneği üçüncü kuşaklara aktaracağız.